Sarı sevdam, kara sevdam

Saçlarını sarı uğruna feda eden hemcinslerim eminim ki bu başlığımı gülümseyerek ve kendinden bir parça bularak okuyacaktır diyerek başlamak istiyorum. Bir kere sarının en ufak parçasına bulaşan siz hemcinslerim ömür boyu yıpranmış saçlara kalbinizi açmışsınız demektir. Ben de aynen bu şekilde başladım. İlk sarı olma deneyimim elimde olmayan sebeplere dayanıyor ve hala nasıl oldu anlayabilmiş değilim.

Benim tatlı mı tatlı dünya tinnoşu koyu kumral saçlarım var (kaybedince değeri anlaşılanlardan) ve kesinlikle boyatmak o zamanlarda aklımın ucundan geçmiyor.

Bu da dünya tinnoşu saçlarım cidden altları sarıya dönük harikulade doğallardı ancak ben mahvettim…

Saçlarım her yaz sarı tonlarına açılıyor(açılmasa bile papatya suyu ile zorlanıyor) ve sonrasında kumralın 50 tonu görünümünde gezmeye mahkum kalıyordum. Tabi ilk zamanlar gençlik hevesi bayılıyorum o renklere işte efendim doğal ışıltı mı sarı sarı parlamalar mı hastasıyım rengin. Sonra bir trip geldi ki her şeyi mahveden tribim tam olarak şöyle idi:
“Bu ne ya her yeri ayrı ton ben kendi kumralımı özledim”

Her yıkımın başlangıcı tam olarak böyle oldum. Sanırsın hayati karar….

Bilirsiniz ki bu yakarış bir sonun başlangıcı oldu.

Neyse arkadaşımın Ataşehir’de bir kuaförü vardı ilk boyamı orada yaptırdım. Söylenilene göre organik bir boyaymış öyle ki adam çıplak elle falan boyuyor şovlar inanılmaz. Alttaki açılıp sarıya dönen saçlarımı paketleyip komple boya yaptı. Sonuç İ-NA-NIL-MAZ harikaydı o zamanlar benim için bayılmıştım resmen.

Evet burada da o zamanın popüler efekti ile çektiğim bir fotoğraf. Harika işçilik var tekrar söylemem gerekiyor.

1 ay geçti hooop saçlar aynı eski hali. Ay dedim boya böyle bir şey miymiş?(masum 🙂 ) Bunu ben de yaparım o kadar para bayılmayalım diyip kendimi markette buldum. Koyu kumral saç boyası arıyorum kalmamış ama nasıl inat ettiysem dedim bugün o boya olacak! Sonra arkadaşıma danıştım dedim koyu kumral yok ama koyu kahve var bununla boyasam ne olur dedim. DEDİ Kİ AYNI. Ben bir güzel boyadım sonrasında bekletip duşa girdim çıktığımda (hepiniz bu sonu biliyorsunuz eminim ama çaylaklığıma verin:( ) simsiyah saçlarımla aynada kendime bakıyordum.

Bu sanırım siyahlıktan 1-2 ay sonrasıydı. Bayağı tenim bembeyaz göründüğü için sevdiğim dönemlerdi.

Dedim aman n’olacak yıka yıka akıyor 1 aya. (bunu okuyan herkes hee hee diyor biliyorum 🙁 ). Neyse 3 ayı böyle geçirdikten sonra dedim ben kumralımı istiyorum gideyim İzmit’in en bilinen kuaförüne (o zamanlar İzmit’te öğrenciydim).

Bir heves gittim dedim ki ben koyu kumral saçlarıma kavuşmak istiyorum uçlara doğru hafif sarı olsun istiyorum. Dedi önce saçlarını kusturacağız sonra ara renk atacağız 15 gün sonra geleceksin istediğin saçlar olur.

Evet gördüğünüz bu renk ara renk imiş işte araya kızıl atılmış haliymiş. 15 gün böyle gezdim.

Fotoğrafı aşağı ekleyeceğim siz söyleyin ben mi yanlış anlattım adam mı anlamadı inanın hala aklım ermiyor.

O 15 günün sonunda gittim dipler kumral ve diplerden 3 cm sonrası sarı. Kafayı yemek üzereyim hayatımda o kadar sarı saç bir arada kendimde görmemişim ve saçımın çok büyük kısmını yıkamada bıraktım bundan da eminim.

Burada gördüğünüz yazımda mübalağa kalabilir ancak ciddi anlamda bu kadar yoğun ilk sarımdı.

Saçlarımı topladım şapka taktım arkadaşlarımın yanına gittim çıldırıyorum ama hala sonra arkadaşlarım yakıştı vs ile teselli ettiler bir süre öyle kullandım. Sonrasında ablamın düğünü vesilesiyle pişmaniyeye dönmüş saçlarımı kestiremedim öylece o günü bekledim. Düğün bitti ertesi gün kuafördeydim. Hemen o çöpten kurtulmak için kısacık kestirdim diyebilirim. Sonra tüm saçı da kumral yaptım zaten.

Kuaförüm tam olarak şöyle dedi: “Ya bu açık kumral seni soluk gösterdi sana koyu kumral yapalım önüne de 2 paket sarı atalım seni idare etsin.”

En son saçlarımı mahvediş hikayem ise evlilik sebebiyle oldu diyebilirim. Hemen kısacık bahsetmek isterim. Saçlarımı alttan topuz yaptırmayı planlıyordum ve topuz modellerini ancak sarı saç gösteriyor. Bu sebepten bu yıpranmış saçlarıma vurdum orieli vurdum orieli… Sonucunda çöp olmuş ancak sarı saçlarım vardı ancak sadece vardı.

İstediğim model buna benzer bir şeydi bu yüzden sarı olmak kaçınılmazdı
Bu model sarılar olmadan bir hiç siz de çok iyi biliyorsunuz. Ben deee yapmam gerekeni yaptım ve tüm saçlarımı feda ettim….

Aslında ölü bir kütleyi kafamda taşıyordum resmen. Daha fazla dayanamadım ve geçen ay kurtuldum o çöplerden ancak tamamen temizlenmedi nasıl yaktıysam… Neyse ki bugünlere geldik en büyük amacım kendi dip rengimin tamamen uzaması ve onun üzerine ombre <3 Farkındaysanız asla akıllanmıyorum. Sanırım sarı saç benim sonum olacak…

Eğer siz de böyle düşünüyorsanız lütfen yorumlardan ses edin. Tek manyak ben miyim diye düşünüp duruyorum artık…

“Sarı sevdam, kara sevdam” hakkında 4 yorum

  1. Doğal saça ombre ile ulaşılabilecek noktaya ataşehir üzerinden 5 yılda ulaşmışsın. Bayagı maliyetli ve uzun yol arayanlara ders niteliğinde.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir