Masumiyet Müzesi Kitap Özeti

21.02.2022
662
Masumiyet Müzesi Kitap Özeti

Masumiyet müzesi kitap özeti için doğru yerdesiniz. İstanbullu zengin çocuk Kemal Kemal ile uzak ve fakir akrabası Füsun’un 975 yılında bir bahar gününde başlayıp günümüze kadar gelen hikayesi: Masumiyet Müzesi tekrar okuyacağınız ve okuyacağınız kitaplardan biri. Tekrar hızlı., hareketlilik, olayların ve kahramanların zenginliği, mizah anlayışı ve fırtınaları insan ruhunun derinliklerinde hissettirme gücü olacaktır.

Masumiyet müzesi kitap özeti eserini okurken sadece aşk değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluğa dair tüm düşüncelerinizin derinden etkilendiğini görecek ve kitabın renkli dünyasından hiç ayrılmak istemeyeceksiniz. Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un pek çok güzel romanı var ama eserlerinden en dikkat çekeni şüphesiz Masumiyet Müzesi kitabı. Bunun temel nedeni ise gerçeğe en yakın roman olmasıdır.

Başlıklar

Masumiyet müzesi kitap özeti

Okurken klasik bir roman gibi başlıyor ama sonra sanki gerçek bir hikâye okuyormuş gibi hissediyorsunuz ve kitabın sonunda bu duygu daha da güçleniyor. Üstelik romanda bahsedildiği gibi Masumiyet Müzesi adında bir müzenin olması okuyucuyu daha da şaşırtıyor. Masumiyet Müzesi kitabında Yeşilçam tadında sıradan bir aşk hikayesi anlatılıyor.

Varlıklı bir ailenin çocuğu olan ve uzaktan akraba olan Kemal Füsun adında fakir bir kıza âşık olur. Nişan arifesinde Kemal, Füsun’a ilk görüşte âşık olur ve her seferinde onu görmeye çalışır. İlişkileri ilerler ve gizlice görüşmeye başlarlar. Ancak Kemal nişanlısından kurtulamaz ve onunla nişanlanmak zorunda kalır. O zaman bir daha Füsun’u göremeyecek. Sürekli buluştukları daireye gider ama Füsun bir daha geri gelmez. Füsun’un yokluğuna dayanamayan Kemal nişanı bozar ve Füsun’un eşyalarıyla vakit geçirmeye başlar. Babasının yasını tutan Kemal, eve gelen bir mektupla hayata döner.

Füsun’un ailesinden bir taziye mektubu gelir ve Kemal mektuptaki adrese gider. Ancak adrese vardığında Füsun’un evlendiğini öğrenir. Buna rağmen Füsun’dan vazgeçmez ve onu görmek için çeşitli bahanelerle dolaşmaya devam eder. Kemal, Füsun’a yeniden yakınlaşmak için her şeyi yapsa da Füsun’dan pek karşılık alamaz. Ardından Füsun’un eşyalarından birini çalıp tek tek toplar. Kemal de Füsun’un kocasının filmi için tüm maddi imkanlarını kullanır.

Füsun başrolü oynamak ister ama kocası bunu kabul etmez. Bunun yerine sevdiği başka bir kadını oynar ve evlilikleri biter. Kemal bu fırsatı değerlendirir ve Füsun’a olan ilgisini daha da artırır. Füsun daha sonra Kemal ile evlenmeyi belirli şartlarla kabul eder. Bunun üzerine Kemal ve Füsun bir söz verirler.  Kemal, hayalini gerçekleştirmenin mutluluğu ile Füsun ve annesini tatile götürmeye karar verir. Ancak yolda bir kaza geçirirler ve Füsun ölür. Ağır yaralanan Kemal iyileştikten sonra Füsun’un yokluğunun acısına dayanamaz. Bunun üzerine de Füsun’dan gizlice topladığı eşyalardan bir müze inşa eder. Orhan Pamuk’a bu hikâyenin roman olarak yazılmasını talep eden bir mektup yazdı ve bu roman ortaya çıktı.

Masumiyet Müzesi, Kemal’in hüzünlü dizelerini daha sonra okuyacağımızı belirten ve insanın yüzünde tuhaf bir gülümseme bırakan “Hayatımın en mutlu anıydı, bilmiyordum” karakterinin bu cümlesiyle başlamaktadır. Kahramanımız, yakında nişanlanacak olan otuz yaşında bir iş adamıdır. Ancak kendisinden on iki yaş küçük olan uzak ve fakir akrabası Füsun ile ilişkisi vardır. Füsun’u sınava hazırlama bahanesiyle önce gizlice ders çalışmak için bir araya gelen bu iki uzak akraba, daha sonra duyguları açığa çıkınca aşk için buluşurlar. Kemal’in nişanı yaklaştıkça belirsiz ilişkileri sakinleşmeye başlar. Ancak ikisi de birbirinden ayrılmak istemiyor. Daha önce hiç yaşamadıkları bu duygu onları sonsuz bir boşluğa götürür. Füsun aşkını ilk itiraf eden kişidir. Yazarımız ve Kemal bize tam olarak bu cümleyi yürekten söylüyor ve umutsuzluğunu ilk dile getirenin acı çekeceğini düşünmelidir.

masumiyet-muzesi-kitap-ozeti-1

Füsun’un çaresizce ona âşık olduğunu açıklamasını bir zafer olarak görür ve artık kendinden kopamayacağını düşünür. Kemal, Füsun’a olan yoğun aşkını bazen sarhoş edici cümlelerle ifade etse ve onda sempati uyandırsa da kitabın bazı yerlerinde Sibel’e olan düşkünlüğü ve ondan vazgeçememesi insanı duygulandırıyor. Okurken biraz gerginim. Her şeyin yavaş yavaş yoluna gireceğine dair umudunu asla kaybetmez. Füsun bir anda ortadan kaybolur. Romanın başlığının yapı taşları burada atılmaya başlar.

Kemal yere yığılır ve eşyalarıyla (sigara izmaritleri, rujlu vitraylar, küpeler, biblolar) Füsun’un acısını gidermeye çalışır. Orhan Pamuk, Kemal’in Füsun’dan ayrıldığı ve onu bulamadığı bu dönemden sanki karakterin ıstırabını hissetmiş gibi uzun uzun anlatıyor. Yine bu zaman diliminde Kemal, nişanlısına Füsun ile olan ilişkisini anlatır ancak bu sorunu çözemezler ve nişan dağılır. Kemal, Füsun’u bulamadığı ve ulaşamadığı için çok rahatsız ve hastadır. Her gün buluştuğu yere gidip dokunduğu şeylerle uyur, her şey biter.

Yorulmadan araştırır ve yaklaşık bir yıl sonra bir arkadaşı vasıtasıyla kendisine ulaşır ve Füsun’un kendisini ailesinin evine davet eden mektubunu alır. Heyecanla gidiyor. Aklına gelen tek düşünce ona evlenme teklif etmektir. Ancak eve gittiğinde ailesi ve kocasıyla Füsun’u görür. Bu kısımlarda Kemal için derin bir üzüntü hissetsem de bazen hak ettiğini düşündüm. Kemal’in Füsun’un uzaktayken dokunduğu şeyleri çalmaya başladığı ve onlara sarıldığı bölümlerde bu düşünce tamamen ortadan kalkacaktır.

Masumiyet Müzesi, romanının ilerleyen bölümlerinde Kemal’in dokuz yıl boyunca durmadan Füsun’un evine gittiğini ve onunla bir şans bulma umuduyla yaşadığını anlatır. Uzak akrabasının evinde yemek yerken, birlikte dışarı çıkarken, Füsun ve kocasının aslında birbirlerini sevmediklerini düşündüklerini görüyoruz. Dokuz yıl boyunca Füsun’un dokunduğu ve dokunmuş olabileceği şeyleri gizlice bazen de açıktan çaldığını gördük. Orhan Pamuk, Kemal karakterinden yazarken diğer karakterlerin duygularını anlamayı ve kendimizi onların yerine koymayı ustaca başarmış.

Füsun’un bu süre içinde ne kadar acı çektiğini, yaşadıklarını gerçekten hak etmediğini uzun süre düşündüm. Dokuz yıl boyunca birbirlerine uzaktan bakarak teselli bulan kahramanlarımız sonunda gurur ve üzüntülerini bir kenara bırakıp birlikte olmaya karar verirler.

Masumiyet müzesi kitap özeti eserini sizler için yayınladık. Eğer sizlerin de kitap hakkında yorumlarınız ve fikirleriniz olursa, bizlere hemen alt kısımda bulunan bölümden görüşlerinizi yazabilirsiniz.

Faydalı olabilecek diğer içerikler

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.